PAPAĞANLAR 1.584 0

Jako Papağanı

Jako Papağanı

jako-papagani1

Günümüzde konuşma kolaylığı açısından en çok tercih edilen papağanlar arasında jako papağanı gelmektedir. Bu papağan türlerinin cinsiyetleri ilk doğdukları süreçte belli değildir. Cinsiyetleri endoskopik inceleme veya DNA testi sonucu ortaya çıkmaktadır. Papağan ailesinin içerisinde en iyi konuşan tür olarak bilinen jako papağanının ana vatanları Güney Amerika, Avustralya, Asya, Orta Afrika, Yeni Gine ve Madagaskar Adaları olarak biliniyor. Habitatları kayralar, yağmur ormanları ve geniş çayırlıklardır. Doğada hüküm sürdükleri sürece sürüler halinde yaşam sürdürürler. Ağaçlarda bulunan tohum ve meyveler ile beslenme ihtiyaçlarını giderirler. Ortalama yaşam süreleri 60- 70 yıl olarak biliniyor. İyi bir eğitim gördükleri takdirde 1000 kelime konuşabilme hazneleri mevcuttur. Doğada yaşam sürdürdükleri süreçte farklı hayvan seslerini taklit etmediği gözlemlenmiştir. Jako papağanlarının iki alt türü bulunmaktadır. Bunlar kırmızı kuyruklu Kongo Afrika gri papağanı ve gri tüylü, kestane kuyruklu Timneh gri papağanıdır.

Jako Papağan Jako Papağan

Bakımı nasıl yapılır?

Jako papağınınız için ilk önce yeterli büyüklükte, altı ızgaralı bir kafes gerekmektedir. Bu noktada pirinç kafesleri tercih etmeniz tavsiye olunur. Konumu doğrudan ışığa maruz bırakılmamış, aydınlık, cereyan olmayan bir yerde olmalıdır. Kafes içerisinde oyalanması için birkaç oyuncak ve tünek koymanız yeterli olacaktır. kafesin içerisinde yer alan yemlik ve sulukları haftada 2- 3 defa, kafesin altında yer alan ızgarayı haftada 2 kere, kafesi en az ayda bir defa gerektiği şekilde temizlemeye ve dezenfekte etmeye özen gösteriniz. Papağan türleri banyo yapmayı sevdikleri için sıcak dönemlerde ayda 3-4 defa, soğuk süreçlerde ayda 1- 2 defa banyo yaptırmanız yeterli gelmektedir. Gece sürecinde banyo yaptırmamaya dikkat edin. Aksi takdirde sabaha kadar ıslak kaldığı için birçok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir.

jako-papagani2

Beslenme şekilleri

Jako papağanları doğada ki yaşamlarında ağaçlarda bulunan tohum ve meyvelerden beslenmektedirler. Evde ise tuzsuz ay çekirdeği, katı yumurta, yer fıstığı, yulaf, hazır ve kaliteli paket kuru mamalar, mısır, haşlanmış patates, marul, fındık, sütlü kuru ekmek, sorgum, muhtelif meyve, yeşillik ve küçük porsiyonlar şeklinde peynir, pişmiş et verebilirsiniz. Bu noktada en önemli şey günlük menüde 3-5 farklı besin grubunun yer almasıdır. Kafes içerisinde devamlı olarak taze içme suyu bulundurmaya dikkat edilmelidir. Çok hassas ve narin olan bu hayvanlar kısa sürede hastalanabildikleri için bakımlarına dikkat edilmelidir. Hastalıklarının belli başlı belirtileri arasında iştahsız olma, ilgisizlik, burun akıntısı, ishal, kanama, zayıflama ve tüylerde kirlenme vb. birçok neden yer almaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir