IRKLAR 546 0

Evcil Kanaryalar

Evcil Kanaryalar

Anavatanlarından uzakta, ama doğanın kucağında yaşantılarını sürdüren yabanıl kanarlayarın atalarından pek büyük ayrıcalıkları bulunmamasına karşın, kafeslerimizde beslediğimiz kanaryalar âdeta farklı bir türe ait gibidir. Bunun en büyük nedeni, doğadan koparılarak kafese konan kanaryaların renklerinde bir açılma eğilimi görülmesi ve giderek sarıya dönüşmesidir.

Bundan başka, değişik teknik ve yöntemlerle kanaryanın büyüklük, renk, biçim ve ötüş niteliği açısından pek çok türü elde edilmiştir. Kanarya konusunda uzmanlaşmış olanlar, evcilleşmiş kanaryaları başlıca üç küme içinde ele alırlar. Bunların tümünü ayrı ayrı inceleyerek olmakla birlikte, özet olarak görmenin toplu bir bilgi sahibi olma açısından yarar sağlayacağı kanısındayız.

Avrupa ulusları, beş yüz yıldır kanarya neslini seçkinleştirme yolundaki çalışmalarını değişik amaçlar doğrultusunda sürdürmektedir. Kanaryayla ilgili olarak Almanya’da yapılan çalışmalar, özellikle seslerin daha üstün bir güzelliğe erişmesi üzerinde toplandığı ve bu alanda büyük başarılar kazanıldığı halde; İngiltere, Hollanda ve Belçika’daki yetiştiriciler, renkte ve biçimde daha yüksek değerlere ulaşmayı amaçlayan araştırma ve çalışmalarda bulunmuşlardır.

Almanya’da Yetiştirilen Kanaryalar:

Bu ülkede yetiştirilen kanaryalar başlıca iki başlık altında toplanabilir:

a) Âdi Alman Kanaryaları,
b) Soylu Harz Kanaryaları.

Alman kanarya yetiştiricileri, XVI. yüzyıldan itibaren seçkin kanarya türleri yetiştirmede adlarını duyurur oldular. Çalışmalarını önceleri renk ve biçim üzerindeydi. Bunun yanı sıra, ses terbiyesi üzerinde de çalışmalarda bulunmaktaydılar. Bu ilk çalışmaların ürünleri olan kanaryalar, altın sarısı, saman sarısı, koyu sarı, tunç rengi, beyaz-kahverengi, düzbaşlı, taçlı kanaryalar, Âdi Alman Kanaryaları olarak anılagelmiştir. Daha 1600 yıllarında, pek çok Alman kentinin yanı sıra yalnızca Nurnberg’de yetiştirilen kanaryalardan binlercesinin ülke dışına satıldığı düşünüldüğünde, bu uğraşın bir ilgi olmaktan çıkıp ticaret haline geldiğini kolayca anlaşılır.

Doğal olarak kanaryaların sağladığı kâr, çalışmalarının yoğunlaşmasına neden oldu. Çeşitli ötücü kuşlarla ırk karışımları denendi.  Üstün yetenekliler ses eğitimlerine tâbi tutularak bunlar arasından belirgin farklar gösterenlerin yavrularından döl alma yolu uygulandı. Bu çağda, Bavyera’da, Saksonya’da, Prusya’da, Harz’da yetiştirme merkezleri açıldı.

Ondokuzuncu yüzyılın hemen başlarında, Harz yöresinde, o güne değin ulaşılamayan mükemmellikte ötüşe sahip kanaryalar elde edildi. Bu kanaryalar o denli büyük bir ün yaptı ki, dünyanın her yerinden siparişler yağmaya başladı. Böylece Almanya, dünyanın her yerine, Amerika’ya, Afrika’ya, Avustralya’ya ve Avrupa’nın tüm ülkelerine yüzbinlerce Harz Kanaryası ihraç etti. Bir örnek vermek gerekirse, yalnızca 1880 yılında 300.000’i aşkın kanaryanın dış satımının gerçekleştirildiği söylenebilir.

Danimarka ve Hollanda’da Yetiştirilen Kanaryalar:

Danimarka ve Hollandalı yetiştiricilerse, başarıyı, kanaryaların büyüklüğünü doğadakine oranla artırmakta gösterdiler. Öyle ki, bu ülkelerde yetiştirilen kanaryalar, Alman kanaryalarından bile üçte bir oranında daha iriydi. Bundan başka, bedenleri son derece endamlı ve uzundu; ancak daha ince bir görünümleri vardı. Boyda kazanılan bu uzama, ayaklarda da aynı orantı içinde kendini göstermekteydi. Bu kanaryaların vücutlarının çeşitli yerlerinde, uzun ve kıvrımlı; bir berberin fırçasından çıkmış izlenimi uyandıracak kadar biçimli tüyler bulunmaktaydı. Ancak bu kanaryalar, Alman kanaryalarından daha duyarlı bir yapıya sahip oldukları gibi, ötümleri de o denli güzel değildi.

İngiliz Kanaryaları:

İngiliz Kanaryaları, çeşitli türlerin birbiriyle melezlendirilmesi ve kimyasal yöntemlerin uygulanmasıyla elde edilmiş türlerdir. Bunlar içinde, uzun ve mevzun bedeniyle seçkinleşen Yorkshire Kanaryası, Taçlı Lankshire ve Taçlı Norwich Kanaryası en ilgi çekicileridir. Bunlara bir örnek olarak, alt türünde Harz Kanaryası kullanılmasına karşın, atasından daha iri ve toplu olan, bedeninin her yerinde koyu sarı tüyler bulunan Norwichler gösterilebilir. Yetiştiriciler kuşun renk özelliğini, tüy dökümü esnasında ona acılığı alınmış kırmızı biber gibi renkli besinler yedirmekle elde etmişlerdir.

Kanaryalar Üzerinde Yapılan İlgi Çekici Bazı Çalışmalar:

Kanaryalar üzerinde yapılan deneyler ve çalışmalar bu kadarla kalmamış, değişik amaç ve biçimde sayısız araştırma yapılmıştır. Bunların tümünü vermek olanağından yoksun bulunmakla birlikte, en ilgi çekicilerinden birkaçına değinelim.

Yabanıl Kanaryaların doğadaki hayvanların seslerini taklit etmesine, onların, kurbağa, yılan, bülbül gibi değişik sesleri çıkarabilmesine dikkat eden bazı araştırıcılar, kanaryaların bir papağan gibi insan sesini ve konuşmasını tekrarlama becerisini gösterip gösteremeyeceğini merak ederek araştırmalara koyuldular. Bu çalışmaların sonucunda ilk kez Almanya’da konuşan kanaryalar elde edilmiştir. 1868 yılında, bu yolda çaba harcayan bir araştırıcı, kanaryasına, İngilizce olarak “Benim sevgili gevezem neredesin?” cümlesini söyletmeyi başarmıştır. Kanarya bu cümleyi o denli doğal bir biçimde ve ses tonunda söyleyebilmiştir ki, duyanlar bu sesleri yan odada oyun oynayan çocuklara ait sanmıştır.

Sesleri algılamakta ve tekrarlamakta bu denli beceri sahibi olan kanaryalar iyi bir müzik kulağına da maliktir. Doğada değişik sesleri tekrarmakta gösterdikleri yeteneği, müzik âletlerinden duydukları nağmeleri tekrarlamakta da gösterilmektedir. Bu alandaki ilk ve en önemli başarıyı on dokuzuncu yüzyılın sonlarında, bir Alman işçisi gösterdi. Hanri Seifert adındaki bu yetiştiricinin eğitip gönderdiği bir dizi Soylu Harz Kanaryası, Leipsig’deki yarışmada büyük bir ilgi yarattı. Bu kuşların tümü, aynı ritim ve ahenkle bir müzik âletinin en kalın tonlarından, en incesine kadar tüm sesleri çıkarabiliyor, harikulâde bestelerle herkesi büyülüyorlardı. Bu olağanüstü kuşlar, kanaryacılık tarihinde görülmemiş bir değer kazandı. Çok iyi öten bir kuş, o çağlarda 20 altın franga satılmakta iken, bu kuşlar 1200 altın franga alıcı buldu.

Kanaryaların doğadaki özgür yaşamlarından bugüne gelinceye kadar olan gelişmelerini bir iki basamak halinde kısaca gözden geçirdik. Şimdi bunların önde gelen üyelerini tek tek tanıtmaya çalışalım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir